top of page

Sultan II. Abdülhamid Han’ın Kişilik ve Karakteristik Özellikleri

Güncelleme tarihi: 8 May 2023


ree

Zor dönemin güçlü padişahı Sultan II. Abdülhamid Han açık, anlaşılır ve sakin bir konuşma üslubu benimserdi. Tane tane konuşur ve anlaşılması güç cümleler kurmaktan çekinirdi. Hitabetteki nezakete öyle ehemmiyet verirdi ki kimseye “sen” diye hitap etmez, hizmetçilerine

dahi “getir-götür” şeklinde emir vermezdi. Kendisini ziyarete gelenleri ayakta karşılamaya özen gösterirdi. Sultanın emsal niteliğindeki bu karakteristik özelliklerinden en göze çarpanı hiç kuşkusuz sadeliğidir. Sultan, giyim hususunda sadeliğe ve intizamlı olmaya dikkat ederdi.

Boynundaki ‘Hanedan-ı Ali Osman’ nişanı, beyaz gömleği ve uzun paltosu ile zarif, sade ve temiz bir imajı vardı.


Evhamlı ve korkak bir padişahın aksine; 26 kişinin öldüğü, 58 kişinin yaralandığı, 17 arabanın ve 20 atın parçalandığı, insan kol ve bacaklarının dört bir yana savrulduğu bir patlamada yaveri de dahil olmak üzere çevresindekilerin çil yavrusu gibi dağılmalarına karşın, en ufak bir korku ve heyecan yaşamadan olduğu yerde duracak ve atının dizginlerini eline alacak kadar cesaretli; Kapalı Çarşı ile beraber nice evin, hanın, camiinin ve medresenin yıkılmasına sebep olan 1894 depreminde yerinden bile kıpırdamayacak kadar ve Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetleri okuyarak sarsıntının bitmesini bekleyecek kadar yürekli ve tevekkül sahibiydi.


Hayvanseverliği ile öne çıkan Sultan II.Abdülhamid Han'ın Cherie adında bir fox köpeği, Dadı Kalfa isimli bembeyaz bir papağanı, çatalla yemek yemesiyle meşhur Ağa Efendi isimli birAnkara Kedisi ve Ferhan isimli bir atı vardı. Kitaplara karşı ayrı bir tutkusu bulunuyordu. Gününün en az iki saatini dört bölümden müteşekkil muazzam kütüphanesinde geçirirdi. Bunun yanı sıra her gece uyumadan önce paravanın arkasından kendisine kitap okunmasını isterdi.


Sultan II. Abdülhamid Han’ın öne çıkan diğer bir çarpıcı özelliği ise tiyatro merakıdır. Yıldız Sarayı’nda özel bir tiyatro salonu yaptırdığı ve meşhur oyunları sahneye koydurttuğu bilinmektedir. Sabah kalktığında abdest almaya dahi abdestsiz gitmemek için başucundaki tuğlaya teyemmüm eden, Allah Resulü Sallallahü Aleyhi ves' Sellem’in kabrinde rahatsız edilmemesi için Medine-i Münevvere’ye giren trenin hareket ettiği raylara keçeler döşeten, açtığı okullar ile Cumhuriyet’in kurulmasına ön ayak olmuş gençleri yetiştiren ve 33 yıllık saltanatında muvaffakiyet ile Osmanlı mülkünü idare eden Ulu Hakan, Cennet Mekan Sultan II. Abdülhamid Han-ı Sani Hazretleri, 10 Şubat 1918 tarihinde, İla-yı Kelimetullah davasına adanmış 75 yıl neticesinde dar-ı bekaya irtihal etti.


Yüce Allah mekanını cennet, makamını ali eylesin.

Yorumlar


bottom of page