Kelimelerim/iz
- Ilgın Yetik
- 12 Eyl
- 1 dakikada okunur

Ben bugün, size bir yorgunluk tarif edeceğim.
Hayatın, tüm ruhumu çarpanlarına ayırmasını, köklerine kadar inmesini, bir yangının yandığından dahi haberinin olmamasından bahsedeceğim. Her insanın kendi yerini ararken kaybolmasını anlatacağım. Ki zaten herkesin yer’sizliği kendi içinde bir çığdır.
İnsan, yalnızken ne kadar çoktur!
Ah benim kesilen nefeslerim… Ben hep kapanan kapıların bir adım arkası, zincire vurulmuş kilitlerin kaybolan anahtarıyım. Gecelerimin sabahlarına karşı yeşeren sevgili umudum, acım derinleştikçe daha da uzaklaşıyorum senden. Gözümün değdiği her nokta körleşmemi beklercesine kararıyor. Aynalar da artık yansıtmıyor doğruyu. Ben insanlığın haklı olduğuna inanmıyorum.
İnanmıyorum kendini unutup yalnızca başkasını görmenin masumluktan sayılmasına; başkasının yanlışlarını düzeltmek için kendini feda eden bir silgi misali. Alışılması en zor olan şeyin zamanla alışkanlığa dönmesi, işte bu sözlüğe eklenmesi gereken bir kelime karşılığıdır aslında. İnsan, yerçekimini her zaman yere çakıldığında hatırlıyor. Daha sonra kendine bir yer arayıp duruyor uzun süre. Bulamayınca da iz yapıyor durduğu yerde. Ve böylece kendini noktası olmayan bir ünlem gibi hissediyor zaman zaman, öylesine çekilmiş bir çizgi gibi dümdüz. Bu yüzden anlam ifade edemiyor onca karmaşa içinde. Bir duygu katamıyor cümleye. O kadar manasız kalıyor ki sanki saatlerce çalınmış bir kapıyı açtıktan sonra kendine rastlamış, sanki hayatını değiştirecek cümlenin bulunduğu şiirin çevirisi olmadığından o dili öğrenmiş gibi…
Zihnime yaş doluyor aklıma geldikçe bazı gelememişlikler. Bilmediklerimiz, bilemediğimiz için bilinmez olur ya içimiz gibi cehennem grisi; yine de bilmediğimiz renklerin kölesiyiz. Bizler derin denizlerin dibindeki gemi enkazlarıyız. Suların çekilmesi yeter meydana çıkmak için. Tek sorun asırlardır dinmeyen bir yağmur, kendine hapsetmeye çalışmış bizi, bir deniz hatırına. Ve insan, ne kadar sert çekse de kapıyı en çok eve dönmeyi sever. Başka yollar her zaman hevestir. Hiçbir uzak, yakın kadar ev olmaz insana.









Ah benim kesilen nefeslerim… Ben hep kapanan kapıların bir adım arkası, zincire vurulmuş kilitlerin kaybolan anahtarıyım... Söz be