top of page

KAN TAKVİMİ II


ree

yılgı menfur çehresiyle yüzüne bakmadı mı hiç

hiç güzel bir manzara içini kapatmadı mı

çıldırmış bir zihnin haykırışıdır bu kardeşim

tepeden inme nezakete ihtimamla eğilmek

hiç benim harcım olmadı

mutluluk hevesim olmadı hiç

yine de heves ettim hep

nadasa bıraktığım bütün hissiyatlarım

bir yağmurun çisesiyle beynime inerdi

o, femme que j’adore!

heves bir pazar günü gelirdi evvela

sonra onu burukluk izlerdi öteki günler

yarım bir yürek taşırdım o vakitler bileğimde

oysa birden fazla yüreğe gebe göğsümle

her pazar avludan bakardım hayatıma

evin dışından, ama büsbütün değil.


son durağa dek ağlamışsam ben

üstelik son durak benim evim de değilse

kulaklarımızı tırmalayan, canımızdan bezdiren

bizi oturduğumuz yerden kaldıran

havamız dağılsın diye son ses

hava saldırısı sirenleri açılır bizim oralarda

yüksek volümle bir erkek sesi

“dikkat dikkat, bu bir yarabbi şükürdür”

diye içimizi dışımızı hımkalar geceler boyu

aç ve mecburluğumuza güveniyorlar, kardeşim

bir de kimsesiz olmaya ne cüret

bir de kara sevda ensemizde

devlet seni seveyim diye her gün

gazetelerinde teşvikler çıkarır

demin yürüdüğüm patika yok mu bir de

aklım yitme meyiliyle hep orada kalır.

ne mutlu Türküm diyene, kardeşim!

ne mutlu sürgün yiyene, afiyetler olsun.

tedricen öldüğümüz her bir lahzada

ölüm gelmeyevarsın şöyle zihnime

düşündükçe gülesim, gülesim gelir.


leyli behram

ihtilâl |20|

Yorumlar


bottom of page