top of page

KERİMOĞLU’NA AHUZAR

"Ey kor ateşler ortasında kavrulan harlı yağız

Zemheri vakti kızgın alevlere atılmışım divaneyim

Ey kaldırımlara annelik yapan nazlı dilber

Ölüm kadar tatlı bir uykuya kavuşmuşum araftayım”


ree

Kederli yürekler taşırım omuzlarımda

Bir şehrin üzerine sinmiş hasret kokusunda

Tütünü eriten bir türkünün sonunda

Adıma hazırlanmış zehri bir yudumda yutarım

Omuz omuza yürünen bir kavganın ortasında

Günahın kırmaya gayret ettiği omurgamda

Benim bakışlarımdır o laftan anlamaz meftun

Meftun ki anlamaz laftan onun bakışları karşısında

Kederli yürekler taşırım göz kapaklarımda


Her sabah kinayeli bir gülümseyiş

Her akşam göz pınarlarımı kurutan yakarış

Ömrümün ezgili ayazında kestiğim bileklerimi

Kaç sabah geçse onarır dokunuşların

Diz çöktüğüm sofralarda serzenen yine benim



Umrumda değildir bir serçenin göz yaşları

Her sabah tabutunu yontan yine benim

Dağlarda sürerim yalnız eskittiğim ömrümü

Gövdemi hırpalar kuş sesleri ve toprak

Gövdemi saracak ağaç kavuğu nerededir?


Yazgımın tayin ettiği diyarlarda ararım

Gövdemi hırpalar saçlarının büklümü

Bedenimi saracak toprak bilmem nerededir?

Şimdi baharıdır ömrümün bu sessiz yitirişler

Ömrümün baharıdır geceyi bölen bu gidişler

Yumrukların göğü örselediği vazgeçişler

Küfeme sedasız bıraktığı bergüzarıdır

Beldesine koşarak gittiğim yardan hatıradır


Şeb-i yeldada sönen mumlardan biriyim

Benim adımdır iklimi sertleşen bu ketum topraklar

Cihanın bağzarını saran zehirli sarmaşıklar

Bir lahzada bir ömür geçiren tanışıklar

Yüreğimde kırk mum yanar Kerimoğlu

Ölümün eskitemeyeceği sır benim adımdır



"şiirin devamı İhtilâl'de..."

1 Yorum


Yasir Tiryaki
Yasir Tiryaki
05 Eyl

Bir de sesinden dinleyin bakın neler oluyor.

Beğen
bottom of page